s1
asiksenlik@gmail.com
0 212 572 33 33

Musa Tur Dağında

Musa Tur Dağında

Okunma Sayısı:395

Musa Tur Dağında ŞENLİK ‘TEN MANZUM BİR HİKAYE:

ÖNCE HATIRLAYALIM: “Rivayet şöyle gelişmektedir. İbrahim peygamber efendimiz oğlu İsmaili kurban etmesinden gelmektedir.
Musa peygamber kainattaki bütün canlıların dilini bilen tek peygamberdi. İbrahim peygamber efendimiz oğlunu İsmaili kurban etmeye götürürken İsmaile durumu anlatmış İsmailde babasına mademki öyle bir Rabbimize sözün var tamam baba demiş.Yanlız benim gözümü bağlarsan yeter.Gitmişler bir çölün ortasına İsmail eğmiş kafasını İbrahim aleyhisselam elindeki bıçağı çektiğinde bıçağın İsmailin boynunu kesmediğini görmüş.O heyecanla taşa bıçağı vurmuş.Taş ikiye ayrılmıştır.
Olduğu yerde İbrahim peygamber donmuş kalmış. Bu sadakatten dolayı yüce Rabb meleklere emir ederek Musa aleyhisselam Tur dağında koyun otlatırken 4 kurt geliyor. Çoban diyor bize kısmetimizi ver.Çobanda diyor ki bu sürü benim değil bunun sahibi var diyor.
Kurtlar diyor ki biz sürüne bakalım sen git sahibinden izin al gel.
Musa (a.s) düşünüyor. Kurta koyun emanet edilir mi?
Ben size güvenmiyorum diyor. Kurtlar dile gelip yemin ediyorlar.
Hz. Musa nın hakkı için Muhammet Mustafanın dişi hakkı için yemin edince Musa peygamber bakıyor ki kurtlar benim ismime yemin etti.Tamam diyor siz burda sürüye bakın ben gidip sahibine söyleyip geleceğim diyor.Musa sürünün sahibine söylediğinde gök ala koyunu ver diyor.Kurtlar gök ala koyunu götürüyor.İçindeki kuzuyu çıkarıp İbrahim peygamber efendimize götürüyorlar.Cebrail (a.s.) Hz. İbrahime geliyor.Kaldır başını diyor gök yüzüne bak İbrahim peygamber gök yüzüne baktığında bir koçun geldiğini görüyor.İşte diyor İsmailin yerine kurban bu koçu keseceksin.Allah rızası için kesilen bu kurbanlar bu şiirin Çıldırlı Aşık Şenlik baba tarafından yazılmasına neden olmuştur.Torunu Necmettin Şenlik dahi bu hikayeden Şenlik dedesinin esinlendiğini söylemektedir. “

Tur Dağında Musa(AS.) Hikayesi

Musa Tur dağında koyun güderken,
Allah için ibadetini ederken,
Cebrail geldi kurtlar şeklinde,
İki cihan serveri hemen dur dedi.

Musa dedi kurtlara,arzunuz neyidi,
Davarları ürkütmeyin, bir kenarda durun dedi,
Bu sürünün bir sahibi var dedi,

Sahipsiz sürüden koyun verilmez dedi.
Kurtlar dedi başka çaresi yoktur nidelim,
Başımızı alıp bu diyardan nereye gidelim,
Musa sen git Ağana söyle, biz koyunları güdelim,
Git Ağana selam söle Pir dedi.

Musa dedi ki kurtlara:

Yaradan Mevlanın yolları ince,
Ona turap olan kulları nice,
Ben neylerem, Siz sürüyü kırınca,
Bu hizmet de bana zor, dedi.

Kurtlar başladılar yemin etmeye,
Yusuf(as) ın düşü hakkı için,
Veysel Karaninin başı hakkı için,
Gel sürünü sal, selamet gör; dedi.

Musa vedalaştı, yollara düştü,
Melekler önüne bir bayrak açtı,
Musa varıp Ağasına danıştı,
Ağası dedi: git kurtların kısmetini ver, dedi.

Musa Ağasından geri dönünce,
Kurtlar hemen kısmetini alınca,
Koyunu tutup, kurtlara verince,
Allah senden razı olsun Pir, dedi.

O koyuna yeşil bir bayrak gerildi,
Melekler hemen etrafına sarıldı,
Kuzuyu alınca hemen, koyun dirildi,
Hani benim körpe balam nerede: Dedi.

Cebrail (as) der ki koyuna,
Eğer sen kuzunu sorarsan,
İsmail (as) inen koçu gör, dedi,
Cenneti alada, onu gör, dedi.

Sefil Şenlik muradına erersen
mihraçtaki o nebiyi sorarsan
Eğer koyun sen kuzunu sorarsan,
Cenneti alada, onu gör, dedi.

Ve SÖZ AŞIK ZÜLALİ’DE:
Ağası gedesi cümlesi birlik,
Hürmet muhabbetle ederler dirlik,
Ne zaman ki ölmüş babanız Şenlik,
O zaman bozulmuş ziynetin Çıldır.

…………………………………….

Zülâlî, burdadır erenler hâsı,
Ehli dil ocağı pirler ülkesi,
Güzeldir âhengi hoştur şivesi,
Yahşıdır lisanın sohbetin Çıldır.

SON SÖZ BİZDEN OLSUN:
EY HASRET ŞOFÖRÜ! (Gülce-Buluşma)

Çözdün mü ömrün boyunca bir kere
Tek bir kere muamma, de bana? !
Yoksa askıda mı kaldı hayat bilmecen
Ve sustu mu gönül sazın köy odalarında…

Yarım kalan şiirlerin yarım sultanı
Çıldır nerededir bilir misin acaba?
Duydun mu, işittin mi ey ham manzumeci?
Kimdir, ne demiştir Çıldırlı Şenlik Baba?
Ve
Baş parmağı niye göğü gösterir?
Beldesinin yol ağzına bağdaş kurup oturanda
Düşündün mü hiç?

Sen ki uyakların tahta bacaklı süvarisi
Yaralı, kırık ve şiş iskeletli manzumelerin
Yorgun kalemli sahibi,
İmgelerin ruhsuz ve şekilsiz,
Duygu mimarına çırak bile olamadın
Baden zehir zıkkım, dilin kilitli
Sürgüde ve sürgündesin
Sözcüklerin en utangaç efendisi…

Haydi çek arabanı ey hasret şoförü
Çalıştır, bas gaza, yürü doğuya…
Kars’a, Ardahan’a uzan da görelim
Görelim Anadolu yollarında seni de
İçimiz rahat, evlerimize dönelim…

Yolda bir kaset at dinle
Çıldır divanını
Çıldır koşmasını
Ve
93 koçaklamasını Şenlik Baba’dan..
Unutma, tamam mı?

Ey düzayak koşmanın
Altıbeş onbirlik meftunu dostum,
Bilir misin cigalı tecnis nedir?
Ya tuyuğu, varsağıyı? …
İşittin mi hiç?

Öldük, öldürüldük
Bin kez öldürdüler, milyon kere dirildik
Şenlik babamızı zehirlediler
Gitti zehirleyenler, yok adları-sanları
Şenlik Baba yaşamakta işte
Daha kaç bin yıl yaşayacak içimizde
Bizde, bizimle…

Sazımın sinesinden arşa yükselir içim
Parmaklarım ufukta dolanır hilâl çizer.
Acım, öfkem, hüznüm ve en mükemmel sevincim
Bir anda mısralaşır söz sultanıyla gezer

Coğrafyayı yurt yapan bayram yeri, şenliğim
Halkımın yüreğidir, dilidir ozanlarım.
Ermeni’ye, Moskof’a kafa tutan Şenliğim
Gül açar Ardahan’da, o gün onu anlarım.

Mustafa CEYLAN’A TEŞEKKÜRLER

Aşık Şenlik
Tarihi bilgilerden anlaşıldığına göre Terekemeler ve Karapapaklar, Türkmen Çay antlaşması ile Borçalı ve Gazak bölgelerinden göç ederek, Kars bölgesine gelirler. Guruplar halinde Kars'ın bir çok bölgelerine yerleştiklerin! biliyoruz..
© 2009 | Tüm Hakları cildir.com'a aittir. | Kaynak belirterek almak yasak değildir !!!

Mesajınız Başarılı Bir Şekilde Yollanmıştır